sosyal ağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal ağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Haziran 2013 Pazartesi

Türkiye’nin ilk Sosyal Seyahat Platformu; Tripin





Türkiye 'nin lider lastik üreticisi olan Brisa sosyal seyahat platformu Tripin 'i hayata geçirerek Türkiye 'de bir ilke imza attı. Tripin bizlere yolculuklarımız sırasında her anımızı belgelememize yardımcı oluyor.

Tripin kullananlar online seyahat ajandası şeklinde hazırlanmış aplikasyon sayesinde yolculukları sırasında aldıkları notları, gezdikleri rotaları, çektikleri fotoğrafları veya videoları kaydederek arkadaşları ile paylaşabiliyor. Hazırlanmış keşfet özelliği sayesinde de daha önce gitmediğiniz yerler hakkında detaylı bilgi almanız mümkün. Sizden önce oraya gidenlerin paylaştıklarını görebiliyorsunuz. 

Tripin uygulamasını iPhone, iPad ve Android tabanlı akıllı telefonlardan kullanabileceğimiz gibi Tripin 'in web sitesinden de tüm rotalara ulaşabilme şansımız var. 

Kasım 2012 ayı itibariyle kullanıma açılan Tripin 'e 690 rota, 3650 fotoğraf, 140 video eklenmiş durumda.  Uluslarası İnteraktif Medya Ödülleri’nde Lifestyle dalında en iyi uygulama ödülüne layık görülen Tripin, gerçekleşen 141 başvuru arasından 500 puan üzerinden 475 puan alarak birinci seçildi.

Tripin uygulamasını Apple cihazlarınıza indirmek için burayı, Android cihazlarınıza indirmek için burayı tıklayabilirsiniz.




Hakan ÇOLAK 'ı twitter 'da takip etmek ister misin ? Tıkla!




6 Aralık 2012 Perşembe

Facebook 'un Yeni Rakibi Socl ile Tanısın


Facebook ve Twitter 'a pek çok rakip gösterilse de hepsinin sadece bir haberden ibaret olduğu ve daha da öteye gidemedikleri çok açık. Fakat ABD 'li teknoloji şirketi Microsoft geçen yılın son aylarında duyurduğu, Mayıs ayından bu yanada şirketin içinde kapalı yayın yaparak test ettiği bir sosyal ağ projesini artık kullanıcılarına açmış durumda.

Ağın ismine Socl adını vermişler. Socl, facebook ve Twitter gibi yaygın olarak kullanıla sosyal ağların aksine daha çok eğitim ve teknoloji gibi alanlarda çalışma grupları oluşturmayı amaçlamış durumda. Fotoğraf paylaşımını temel aldığı için Pinterest 'e çok benziyor. Ama kullanıcılar fotoğraf, link, video gibi çeşitli içerikleri de paylaşabiiyorlar elbette. Socl kullanmak için Facebook hesabınız veya Microsoft 'a ait bir e-posta adresiniz olmalı (outlook, live, hotmail vs.). 

Kullanıcılara paylaşım yapmalarının yanı sıra ilgi alanlarına göre konuları taip etme olanağıda sağlanmış durumda. Ayrıca Socl, Bing ile entegre edilmiş durumda. Microsoft 'un bu yeni sosyal ağına buradan ulaşabilirsiniz.



12 Eylül 2012 Çarşamba

Sosyal Tv Geliyor


ABD ve İngilitere'de yaygınlaşan ve Almanya'da da yavaş yavaş kendine yer edinmeye başlayan "sosyal televizyon", interaktif unsurlarıyla klasik televizyonculuğun tahtını sallıyor. 

İnternet, giderek daha etkin bir şekilde hayatımızda rol oynamaya devam ederken, bazı alışkanlıklarımızı da kökten değiştirmeye başladı. Özellikle sosyal medyanın son yıllardaki hızlı yükselişi, bu değişimi daha da hızlandırdı. Yakın gelecekte bu değişimin en bariz olacağı alanlardan biri de televizyon yayıncılığı.

Hâlihazırdaki klasik televizyonculukta izleyicinin çok fazla söz hakkı olduğu söylenemez. Kanallar ne yayınlıyorsa izleyici onunla yetinmek zorunda. Alternatif olaraksa kanal değiştirmek ya da televizyonu kapatmak kalıyor. Özellikle ABD ve İngilitere'de yaygınlaşan ve Almanya'da da yavaş yavaş kendine yer edinmeye başlayan "sosyal televizyon" ise interaktif unsurlarıyla klasik televizyonculuğun tahtını sallamaya başladı bile.

"İkinci ekran"

"Almanya'da yeni bir trend olarak ortaya çıkan sosyal televizyon, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde daha ileri boyutlarda uygulama alanı buluyor. Uzmanlarca second screen, yani 'ikinci ekran' olarak da tanımlanan sosyal televizyon, televizyon ve internet gibi iki farklı mecranın aynı anda kullanımı esasına dayanıyor."

Dortmund Teknik Üniversitesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü uzmanlarından Dr. Annika Sehl, "sosyal televizyon" kavramını ve Batılı ülkelerdeki farklı gelişimini Deutschlandradio'ya bu sözlerle özetliyor. Uzmana göre, yapımcılar, sosyal televizyonunun sağladığı yeni fırsatları kullanarak televizyonu "akşamları ailece toplanıp hareketsiz şekilde karşısında oturulan bir ekran" olmaktan çıkarmak istiyor:

"Medya kullanım araştırmalarına baktığınızda 20-39 yaş arası her iki kullanıcıdan birinin televizyon ve interneti aynı anda kullandığını belirliyorsunuz. Televizyon yapımcıları bu trendi iki içerik arasında bağlar kurmak için kullanabilir."

"Güç izleyicide"

Bavyera Televizyonu tarafından hazırlanan "Rundshow" bu alanda bir ilk oldu. "Rundshow" izleyicileri her programın yapım aşamasında video sohbet programları aracılığıyla hazır bulundu. İzleyiciler yayın aşamasında ise Facebook ve Twitter gibi platformlar üzerinden yorumlarıyla akışı yönlendirdiler. Mobil cihazlar için tasarlanan "Die Macht", Türkçeye "Güç Sizde" olarak çevrilebilecek uygulama da yapım-yönetim sürecine izleyicilerin aktif müdahalesini sağladı. İzleyiciler uygulamayla eş zamanlı anketlerde oy kullanabiliyor, alkış tutabiliyor ve hatta yuhalayabiliyor. "Rundshow"u, aynı zamanda bloguyla tanınan Richard Gutjahr sundu:

"İzleyicileri yapım ekibinin bir parçası olarak görüyorum. Yolladıkları her tweeti, Facebook'a ekledikleri her yorumu okuyoruz. Bunlara tek tek cevap da yazmaya çalışıyoruz. Artık kendileri de yayın yaptıklarından ekran karşısındakiler ekibimizin birer parçası haline gelmiş durumdalar."

"Rundshow"un konuları gündem başlıkları arasından seçildi. Bu, kimi zaman Mısır'da cumhurbaşkanlığı seçimi kimi zaman ise siber savaş oldu. Yalnızca Almanya değil, dünyanın dört bir yanından izleyiciler, Google Artı'nın görüntülü sohbet eklentisini kullanarak programa katıldılar.


"Katili buldular"

Farklı mecraları bir araya getiren "Rundshow", yine farklı mecralarda başarı sağladı. Almanya genelindeki Twittertrend'de birçok kez ilk sırada yer aldı. "Güç Sizde" uygulaması, Almanca AppStore'da en çok indirilen uygulamalar listesinde 11'inci sıraya kadar tırmandı. Programın video-podcastı, Almanca podcastlar listesinde ilk haftada 25'inci oldu. Geç yayın saatine rağmen Almanya genelinde 200 bin izleyiciye kadar ulaştı.

Sosyal televizyon unsuruna uzun yıllardır yayınlanan, belli bir izleyici sayısına sahip programlar da yer veriyor. 1970'ten beri yayınlanan polisiye dizi Tatort, bunlardan biri. Dizinin bir bölümünde izleyiciler "katili bul" oyununa Facebook ve Twitter hesapları üzerinden online olarak katılabildiler. Yapım ekibinden Melanie Wolber, sonucu şöyle özetliyor:

"Oyuncuların toplam sayısı neredeyse 110 bini buldu. Bunlardan 20 bin 500'ü ise oyunu tamamlayıp katili bulmayı başardı. Bu ciddi bir oran. Oysa 50 bin oyuncuyu bile abartılı bulmuş, 5 bin, 10 bin oyuncu olsa ne âlâ diye düşünmüştük. Sonuçlar tahminlerimizin çok çok ötesinde oldu."
2 Temmuz 2012 Pazartesi

Sosyal Olmayan Giremez

Facebook ve Google arasında büyüyen sosyal rekabet son viraja girdi. Facebook e-posta dağıtırken, Google e-posta kullanıcılarını anında Google+ ile sosyalleştirince 250 milyon kişiye ulaştı.

Sosyal ağlarda rekabet; ülke, uygulama, güvenlik, platform ve teknoloji bazında artarak devam ediyor. Bir yanda geçtiğimiz ay halka açılma projesi yara alsa da mali olarak güçlenen Facebook, diğer tarafta internette arama başta olmak üzere teknolojinin tartışmasız lideri Google. Türkiye 30 milyonun üstünde Facebook kullanıcısıyla sanki tercihini belli etmiş olsa da yarış şimdi başlıyor denilebilir. Google, Facebook'un zaman tüneline Event (parti veya toplantı) uygulamasıyla yanıt veriyor. Üstelik bunu yaparken video sohbetini daha da ileri taşıyor. Bu toplantılar kişilere özel veya herkese açık, fotoğraflarla kayıt altına alınan doğum günü kutlaması bile olabiliyor. Ayrıca Google+ da ailelerin çocuklarını korumak için kullabilecekleri uygulamalarla rakibiyle arasını açıyor.

Google+ Zıpladı

250 milyonun üstünde kullanıcıya ulaşan sosyal ağın yeni ürünü dört bir koldan saldırı başlattı. Tabletler, Apple iOS başta olmak üzere tüm rakip işletim sistemleri, tüm mobil ve masaüstü donanım platformları, tarayıcılar, elektronik posta, fotoğraflar, yani yaşama ait her şey Google+'da oyun alanına dönüştü. Bu yatırım Google+ için en büyük hamle. 150 milyon kişi her ay, 75 milyon kişi ise her gün Google+'ı aktif olarak kullanıyor.

Asosyal değilim

Teknolojiyle yakından ilgilenenleri asosyal olarak tanımlayanların sayısı hiç de az değil. Ancak sosyal ağlarla gerçek yaşam arasındaki mesafe giderek açılmaya başladı. Yani sosyal ağların kaplanı gerçekte süt dökmüş kedi olabiliyor. En önemli fark internetin yaş, cinsiyet, ırk ve din farkı gözetmeden herkesi eşitleyen ve kelime becerisini öne çıkaran özgürlüğü.