sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ocak 2013 Çarşamba

iK Sirketleri Sosyal Medyada Sizi Gözetliyor






Geçen gün internet de dolaşırken çok değişik bir anket sonucuna denk geldim, paylaşmak istiyorum. Şu sorunun yanıtını arıyoruz; 

İK Şirketleri sosyal medya da hangi özelliklerimize bakıyor ?

Secretcv.com 'u bilmeyen, duymayan yoktur :) Hatta üye olmayan da yok desem yeridir. Üye değilseniz de olun. CV 'nizi oluşturun ve gelebilecek iş tekliflerine hazırlıklı olun. Özellikle üniversite öğrencisiyseniz benim öğrenciyken yaptığım gibi mutlaka üye olun ve olası gelen iş teklifi aramalarını değerlendirin. Çalışmasanız bile gelecekle ilgili fikir sahibi olmuş, farklı iş alanlarının isimlerini duyarak araştırma yapma şansı bulmuş oluyorsunuz. 

Konumuza dönelim. Secrecv.com 'a üye olan 235 firma arasında 12 Kasım - 31 Aralık 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına bakıldığında firmaların aday seçerken ve işe yerleştirme yaparken sosyal medyayı kullandıkları açıkça görülüyor. Firmaların %58 'i işe alacağı kişinin sosyal medya hesaplarını inceliyor. En çok izledikleri sosyal medya hesabının başında %45 oranla Facebook geliyormuş. %35 oranla Twitter, %15 ile Linkedin Facebook 'u takip ediyor. 

Firmalar işe alacağı kişilerin sosyal medya hesaplarını incelerken en çok adayın sosyal medyada kullandığı dile ve yayınladığı içeriğe bakıyormuş. Yüzde olarak bu oran %35. Adayın beğendiği sayfaları inceleme oranları %23, profil fotoğrafının güncel ve gerçekçi olması %18 ve ortak arkadaşlarının olup olmamasına dikkat edenler ise %12 olarak saptamış. Adayın arkadaş sayısına dikkat eden firmaların oranı ise %2. 

Ufak bir notta eklenmiş;

Firmalar adayların özel hayatlarını değil iş hayatına ilişkin paylaşımları görmek istiyormuş..



1 Aralık 2012 Cumartesi

Hayatımızı Degistirecek Web Siteleri


İnternet belli ki artık ekmek su gibi bir insan ihtiyacı oldu. Eskiden bilgisayar girmeyen ev kalmadı derdik. Şimdi ise internet girmeyen ev kalmadı diyoruz. İyi yönde ve verimli kullanıldığı zaman internet bulunulmaz bir nimettir. Fakat amacını sapıtıp saçmalamak için kullanıldığında baze çok güçlü bir silah bile olabiliyor. İnterneti daha efektif kullanabilmemiz için kendi kullandığım bazı siteleri sizlere de önereceğim. Bu şekilde internette daha fazla zaman değil, geçirdiğimiz zamandan daha fazla fayda sağlamış olabileceğiz.


İşte tabiri caizse resmen hayatımızı değiştirecek olan bir kaç site;

Scrivener

Bu site yazarlar ve öğrenciler gibi roman, kitap, tez veya uzun rapor yazan kullanıcılar için bulunmaz nimet. Dünyada ki en iyi yazılım aracı olarak gösterilen Scrivener 'i hem planlama hem de yazım aşamasında istediğimiz gibi programlandırabiliyoruz.

AnyMeeting

Hiç para harcamadan internet üzerinden toplantı hazırlayabilirsiniz desem herkesin hoşuna gider. İşte AnyMeeting 'inde tam olarak yaptığı bu. Video konferans, uygulama paylaşımı, ekran paylaşımı, sosyal medya entegrasyonu, anket düzenleme gibi bir çok özellikde bünyesinde mevcut. 

TeamViewer

TeamViewer programı ile uzakta ki bir bilgisayara (Bu arkadaşımızın bilgisayarı olabilir, kendi bilgisayarımız olabilir) ulaşmamızı ve onun üzerinden işlem yapmamızı sağlayan yine mükemmel diyebileceğim bir araç.

TripAdvisor

Buda tatilcilerin sitesi :) TripAdvisor gitmeyi düşündüğümüz yer ve otel hakkında bize her türlü yorumu gösteren kaynak bir site. Yani daha önce orada tatil yapmış bir çok kullanıcının yorumlarını görerek karar vermemize yardımcı oluyor.

WorldWide Science

Amerikan Bilimsel ve Teknik Bilgi Ofisi OSTI tarafından geliştirilen bu site, bilimsel bir bilgiye en çabuk ve kolay bir şekilde ulaşmamızı sağlıyor.

Stixy

Tam tanımı olarak beyaz tahta desem yeridir :) Bize sunduğu sanal beyaz tahta üzerinde notlar, fotoğraflar, belgeler ve yapılacaklar listesi hazırlayabiliyoruz. Ayrıca arkadaşlarımız veya aile fertlerimiz bu beyaz tahta üzerinden bizi takip edebiliyorlar.

Open Yale Courses

Ünlü Yale Üniversitesi 'nden ders alabilmemize yarayan bir web sitesi. Üstelik ücretsiz şekilde kullanabiliyoruz. Kim bilir belki bu site sayesinde Yale Üniversitesi hocalarından Portekizce, İspanyolca veya evrim biyolojisini öğrenebilirsiniz :)

27 Kasım 2012 Salı

ADhere Reklamcılık Günleri


Son günlerde Twitter 'da #miacaba etiketini sıkça görmeye başladık. Bu etiket 30 Kasım ile 1 - 2 Aralık tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenecek olan ADhere Reklamcılık Günlerine ait bir etiket. Etiket ile katılımcıların interaktivitesinin sağlandığı seminerin konuşmacıları ise tam anlamıyla mükemmel diyebilirim.

İşte konuşmacılar;

Kaan Varnalı
Uniliver Türkiye - Orta Doğu - Kuzey Afrika Algida – Magnum - Fruttare Ürün Müdürü Orçun Doğan
OMD Digital Direktörü Tuncay Yavuz
 Youth Republic CEO’su Serhat Gürcü
 Digital Youth Başkan Yardımcısı Erhan Adsan
 Facebook Türkiye Müdürü Fırat Dirik
 OMD Medya Direktörü Nüzhet Algüneş
 Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve Sosyal Kafa Programı yapımcısı Erkan Saka

Ayrıca twitter 'da fenomen diye tabir edilen Ömer Bilge Ersoy, Ceri Levis, Pink Freud, Mesut Bahtiyar gibi isimler de yine seminere konuşmacı olarak katılacaklarmış.

Seminerde ele alınacak konuların başlıkları ise şu şekilde;

Sosyal Medyada Marka İletişiminin Geleceği
Reklamda Prodüksiyon ve Jingle
İnsanlar İnternette Ne Yapıyor ?
Bir Reklamın Ortaya Çıkış Sürecinde Marka-Ajans İlişkisi
Gerilla Reklamcılık
Yeni Dünyanın Fenomenleri
Medya Planlamada Bugün ve Gelecek
Bir reklamın hikayesi ile Doritos Akademi
 Advergame

Seminer hakkında daha detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.


8 Kasım 2012 Perşembe

Barack Obama Sosyal Medya Rekoru Kırdı


ABD Başkanı Barack Obama, 2012 başkanlık seçimleriyle sosyal medyayı ne kadar başarılı kullanan bir isim olduğunu da tekrar kanıtladı. 

Sosyal medyaya olan yakın ilgisiyle destekçileriyle her zaman güçlü bir ilişki kuran Obama, seçim zaferinin ardından Twitter’dan yayımladığı ‘Four more years’ adlı mesajla, bir rekora da imza attı. 

Obama, dört yıl daha ABD Başkanlığı yapacak. 53 milyon ABD’linin oyunu alan Obama, seçim zaferinin ardından seçmenlerine ilk kez Twitter üzerinden ulaşırken, paylaştığı bir fotoğraflada en kısa zamanda en çok retweet (bir mesajın tekrar gönderilmesi) edilen ve favori seçilen mesajın sahibi oldu.

“Four more years” (Dört yıl daha) adlı mesajda, Obama’nın eşi Michelle ile sarıldığı bir poz yer alıyor. Fotoğraf, sadece birkaç saat içinde 630 bin kere retweet edilirken, 200 binden fazla kişi tarafından favori listesine eklendi. Obama’nın bugün içinde attığı bir diğer mesaj olan “Bu sizin sayenizde oldu, teşekkür ederim” mesajı da, kısa sürede yarım milyon retweet rakamına ulaştı. Fotoğrafı Facebook'ta ise 3 milyon 165 bin kişi beğendi. 

Rakibini Alt Etti

Obama, seçim kampanyası süresince de Cumhuriyetçi Partili rakibi Mitt Romney’e kıyasla Twitter’ı çok etkin kullandı. 22 milyon takipçisi olan Obama, sadece 2 milyon kişinin takip ettiği rakibine karşı sosyal medyada büyük üstünlük sağladı.

Obama’nın rekoru öncesinde Twitter’da birkaç saat içinde mesajı en fazla retweet edilen isim genç şarkıcı Justin Bieber’dı. Bieber, kanser nedeniyle 6 yaşında hayatını kaybeden Alavanna Routh için “Huzur içinde yat. Seni seviyorum” yazmış, mesajı 220 bin kez retweet edilmişti.


27 Ekim 2012 Cumartesi

Türklerin Internet Kullanım Alıskanlıgı

Türk Telekom, Ipsos KMG tarafından 2012 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen, Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanım detayları ile alışkanlıklarımızı ortaya koyan araştırmanın sonuçlarını yayımladı.

Türkiye'deki internet kullanıcıların yüzde 60,9'u erkek, 39,1'i ise kadın. İnternet kullanıcılarının yüzde 50,9'u ise 18 – 34 yaş aralığında yer alıyor. İnternet kullanan hanelerin yüzde 87'si interneti sörf yapmak amacıyla kullanırken, Facebook'a girmek ikinci sırada yer alıyor.

Türk Telekom, Ipsos KMG tarafından 2012 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen, Türkiye'de bilgisayar ve internet kullanım detayları ile alışkanlıklarımızı ortaya koyan araştırmanın sonuçlarını yayımladı. Türkiye genelinde 38 ilde yüz yüze gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye'de 19,1 milyon hanenin yüzde 52'sinde bilgisayar, yüzde 41'inde ise internet bağlantısı mevcut.

Araştırmaya göre, bilgisayarı olan hane sayısı çoğalırken, internet kullanımı da buna bağlı olarak artış kaydediyor. En çarpıcı sonuç ise internet kafelerden internete bağlanmanın gözle görülür şekilde düştüğü. Türkiye'deki internet kullanıcıları internete daha çok evden bağlanırken hanelerde en çok tercih edilen internet bağlantısı ADSL olarak gözlendi. Türkiye'deki hanelerin yüzde 31,2'si ADSL bağlantısını kullanırken 3G modem, kablo ve fiber gibi diğer bağlantı türlerinin sahipliği oranı yüzde 9,9 oldu.

İnternet bağlantısına sahip olan hanelerin yüzde 96'sı mevcut internet bağlantısını değiştirmeyi düşünmüyor. ADSL bağlantısı olan hanelerin yüzde 74,6'sı yeni bağlantı için yine ADSL'i düşünürken, ikinci sırada fiber geliyor.

2 evden birinde bilgisayar var

Araştırma, internet kullanıcılarının cinsiyet ve kullanım alışkanlıklarını da ortaya koyuyor. Türkiye'deki internet kullanıcıların yüzde 60,9'u erkek, 39,1'i ise kadın. İnternet kullanıcılarının yüzde 50,9'u ise 18 – 34 yaş aralığında yer alıyor.

Türkiye'deki 19,1 milyon hanenin yüzde 51,7'sinde yani yaklaşık 9,9 milyon hanede bilgisayar bulunuyor. Tüm hanelerin yüzde 34,6'sında masaüstü, 20,6'sında dizüstü bilgisayar bulunuyor. Hem masa üstü hem de dizüstü bilgisayar bulunan hane sayısı ise yüzde 4,2. Yeni nesil bilgisayar ürünleri olan netbook (yüzde 0,7) ve tablet (yüzde 0,2) bulunurluğu ise hayli düşük.

İnternet sahibi haneler interneti en çok sörf yapmak (yüzde 87) ve Facebook'a girmek (yüzde 82) için kullanıyor. Bunu yüzde 76 ile e-posta kontrolü, yüzde 71 ile yazılı mesajlaşma/chat yapma izliyor.


Türkiye'de internet bağlantısına sahip hanelerin internet kullanım amaçları şöyle:

**Hanelerin internet kullanım amaçları** 
------------------------------------------- 

İnternette gezme/inceleme 87% 

Facebook 82% 

E-mail 76% 

Yazılı mesaj/chat yapma 71% 

Müzik/radyo dinleme 67% 

Film/video izleme 66% 

Haber/gazete okuma 61% 

Görüntülü-sesli görüşme 59% 

Sesli görüşme 56% 

Oyun oynama 55% 

Müzik indirme 54% 

CD-DVD oyunları 45% 

Film/video indirme 44% 

TV izleme 41% 

Diğer sosyal medya 37% 

E-devlet işlemleri 32% 

Twitter 31% 

Yazılım indirme 29% 

İnternetten alışveriş 24% 

İnternet bankacılığı 23%
22 Ekim 2012 Pazartesi

Türkiye 'nin ilk Sosyal Medya Arsivi Kuruldu


Facebook, sözlükler, bloglar ve Twettir'ı takip ederek 2006 yılından bu yana medyada yazılan bütün iletileri arşivleyen bir sosyal medya şirketi, sistemde biriken tweet sayısının 1 milyarı aşması üzerine Türkiye'nin ilk sosyal medya arşivi ''Twitter Bankası''nı kurdu.

Konuyla ilgili yapılan açıklamada, 15 Ekim itibariyle Türk Twitter kullanıcılarının 10 milyonu aştığı belirtilerek, 2 milyon kişinin her gün en az bir tweet attığı ve 5 milyon kullanıcının ise ara sıra tweet yazarak başkalarının yazdığı tweet'leri okuduğu belirtildi.

Türk kullanıcıların önemli bir çoğunluğunun duygularını paylaşmak için Twitter'ı kullandığı ifade edilirken, televizyon kanallarının 'prime time' diliminde saatte 800 bine yakın tweet atıldığı belirtildi.

Günlük tweet sayısının ise yaklaşık 7 milyon olduğu ve bunun yarısının saat 20.00 ile 01.00 arasında yazıldığı kaydedildi.

Sosyal medya okur yazarlığı eğitimine ihtiyaç olduğuna vurgu yapılan açıklama da, ''Toplumun bir kısmında ön yargılı yaklaşım söz konusu. Bir kısım insanlar sosyal medyada sadece zararlı içerik bulunduğunu zannediyor. Bir kısmı da propaganda amaçlı, kurumsal amaçlı kullanılması gerektiği zannında. İkisi de yanlış. Burası herkesin özgürce ama hızlıca kullandığı bir yer. Buranın dinamiklerine göre ya da insanların ruh hallerine göre en uygun şekilde kullanmak lazım'' denildi.

Twitter'ı en fazla kullanan mesleklerin başında gazeteci, televizyoncu, sanatçı ve politikacıların geldiği belirtilirken kalite unsurunun sosyal medyayla öneminin arttığı vurgulandı. sosyalmedya.in arşivinde 16 Ekim itibariyle 1 milyar 226 milyon tweet bulunduğunu kaydedildi.


12 Eylül 2012 Çarşamba

Sosyal Tv Geliyor


ABD ve İngilitere'de yaygınlaşan ve Almanya'da da yavaş yavaş kendine yer edinmeye başlayan "sosyal televizyon", interaktif unsurlarıyla klasik televizyonculuğun tahtını sallıyor. 

İnternet, giderek daha etkin bir şekilde hayatımızda rol oynamaya devam ederken, bazı alışkanlıklarımızı da kökten değiştirmeye başladı. Özellikle sosyal medyanın son yıllardaki hızlı yükselişi, bu değişimi daha da hızlandırdı. Yakın gelecekte bu değişimin en bariz olacağı alanlardan biri de televizyon yayıncılığı.

Hâlihazırdaki klasik televizyonculukta izleyicinin çok fazla söz hakkı olduğu söylenemez. Kanallar ne yayınlıyorsa izleyici onunla yetinmek zorunda. Alternatif olaraksa kanal değiştirmek ya da televizyonu kapatmak kalıyor. Özellikle ABD ve İngilitere'de yaygınlaşan ve Almanya'da da yavaş yavaş kendine yer edinmeye başlayan "sosyal televizyon" ise interaktif unsurlarıyla klasik televizyonculuğun tahtını sallamaya başladı bile.

"İkinci ekran"

"Almanya'da yeni bir trend olarak ortaya çıkan sosyal televizyon, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde daha ileri boyutlarda uygulama alanı buluyor. Uzmanlarca second screen, yani 'ikinci ekran' olarak da tanımlanan sosyal televizyon, televizyon ve internet gibi iki farklı mecranın aynı anda kullanımı esasına dayanıyor."

Dortmund Teknik Üniversitesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü uzmanlarından Dr. Annika Sehl, "sosyal televizyon" kavramını ve Batılı ülkelerdeki farklı gelişimini Deutschlandradio'ya bu sözlerle özetliyor. Uzmana göre, yapımcılar, sosyal televizyonunun sağladığı yeni fırsatları kullanarak televizyonu "akşamları ailece toplanıp hareketsiz şekilde karşısında oturulan bir ekran" olmaktan çıkarmak istiyor:

"Medya kullanım araştırmalarına baktığınızda 20-39 yaş arası her iki kullanıcıdan birinin televizyon ve interneti aynı anda kullandığını belirliyorsunuz. Televizyon yapımcıları bu trendi iki içerik arasında bağlar kurmak için kullanabilir."

"Güç izleyicide"

Bavyera Televizyonu tarafından hazırlanan "Rundshow" bu alanda bir ilk oldu. "Rundshow" izleyicileri her programın yapım aşamasında video sohbet programları aracılığıyla hazır bulundu. İzleyiciler yayın aşamasında ise Facebook ve Twitter gibi platformlar üzerinden yorumlarıyla akışı yönlendirdiler. Mobil cihazlar için tasarlanan "Die Macht", Türkçeye "Güç Sizde" olarak çevrilebilecek uygulama da yapım-yönetim sürecine izleyicilerin aktif müdahalesini sağladı. İzleyiciler uygulamayla eş zamanlı anketlerde oy kullanabiliyor, alkış tutabiliyor ve hatta yuhalayabiliyor. "Rundshow"u, aynı zamanda bloguyla tanınan Richard Gutjahr sundu:

"İzleyicileri yapım ekibinin bir parçası olarak görüyorum. Yolladıkları her tweeti, Facebook'a ekledikleri her yorumu okuyoruz. Bunlara tek tek cevap da yazmaya çalışıyoruz. Artık kendileri de yayın yaptıklarından ekran karşısındakiler ekibimizin birer parçası haline gelmiş durumdalar."

"Rundshow"un konuları gündem başlıkları arasından seçildi. Bu, kimi zaman Mısır'da cumhurbaşkanlığı seçimi kimi zaman ise siber savaş oldu. Yalnızca Almanya değil, dünyanın dört bir yanından izleyiciler, Google Artı'nın görüntülü sohbet eklentisini kullanarak programa katıldılar.


"Katili buldular"

Farklı mecraları bir araya getiren "Rundshow", yine farklı mecralarda başarı sağladı. Almanya genelindeki Twittertrend'de birçok kez ilk sırada yer aldı. "Güç Sizde" uygulaması, Almanca AppStore'da en çok indirilen uygulamalar listesinde 11'inci sıraya kadar tırmandı. Programın video-podcastı, Almanca podcastlar listesinde ilk haftada 25'inci oldu. Geç yayın saatine rağmen Almanya genelinde 200 bin izleyiciye kadar ulaştı.

Sosyal televizyon unsuruna uzun yıllardır yayınlanan, belli bir izleyici sayısına sahip programlar da yer veriyor. 1970'ten beri yayınlanan polisiye dizi Tatort, bunlardan biri. Dizinin bir bölümünde izleyiciler "katili bul" oyununa Facebook ve Twitter hesapları üzerinden online olarak katılabildiler. Yapım ekibinden Melanie Wolber, sonucu şöyle özetliyor:

"Oyuncuların toplam sayısı neredeyse 110 bini buldu. Bunlardan 20 bin 500'ü ise oyunu tamamlayıp katili bulmayı başardı. Bu ciddi bir oran. Oysa 50 bin oyuncuyu bile abartılı bulmuş, 5 bin, 10 bin oyuncu olsa ne âlâ diye düşünmüştük. Sonuçlar tahminlerimizin çok çok ötesinde oldu."
1 Eylül 2012 Cumartesi

Bilim Sosyal Medyadan Yararlanıyor


Yüzmilyonların her gün düzenli olarak kullandığı Facebook ve Twitter, bilim insanlarının da ilgisini çekiyor. Çeşitli bilimsel dallar, giderek artan oranda sosyal medyadan yararlanıyor. 

Sosyal medya dönemini tam olarak hangi sitenin başlattığı tartışılabilir. Ama belli başlı dönüm noktalarının olduğu konusunda birçok uzman hemfikir.

2002 yılında fotoğraf paylaşımı sitesi Flickr yayına başladı. Onu 2003'te iş ve kişisel kariyer platformu LinkedIn ve Xing izledi. Facebook 2004'te, Youtube ise 2005'te kuruldu. Mikroblog sitesi Twitter 2006'da yayına başladı. Sosyal medyanın son kayda değer temsilcisi, 2011'de devreye giren Google Artı oldu.

Günümüzde sosyal medya denince daha ziyade akla Facebook ve Twitter geliyor. Facebook'un üye sayısı 845 milyonu aşıyor. Her gün yarım milyar internet kullanıcısı Facebook'u ziyaret ediyor.

Twitter'in üye sayısı ise 140 milyonu buluyor. Günlük tweet sayısı 340 milyonu aşıyor.

Facebook ve Twitter kullanıcılarının dolaşıma soktuğu bu muazzam veri yığını, çeşitli yazılım araçları kullanarak işlendikten sonra birçok alanda yol gösterici ve düzenleyici bir rol oynayabiliyor.

Reklamcılar ve siyasetçiler, sosyal medyayı bu açıdan kullananların başında geliyor. Ancak giderek artan oranda çeşitli bilimsel dallar da sosyal medyadan yararlanıyor.

Evrim biyoloğunun Twitter deneyi

ABD'nin Boston kentinde bulunan Norteastern Üniversitesi uzmanlarından Dr. Bruno Goncalves, milyonlarca Twitter kullanıcısı arasındaki iletişimi inceleyerek Dunbar teorisini doğruladı. İngiliz evrim biyologu uzmanı Robin Dunbar'ın bundan 20 yıl önce ortaya attığı teze göre, bir kişinin belirli bir yakınlık düzeyinde tutabileceği insan sayısı 150'yi geçmiyor. Dr. Gonvalves:

"Binlerce simayı aklımızda tutabiliriz, ama bunlarla birebir bir ilişki kurmak zihnimizi çok zorluyor. Bunun için 'bu kişiyi daha önce görmüştüm' demek yetmiyor. Kimliğini, bu kişiye karşı konumunuzu, daha önce neler görüştüğünüzü bilmeniz gerek. Dunbar'ın teorisine göre beynimiz bu anlamda sınırlı."

Harvard Üniversitesi'nden Kevin Lewis ise Facebook verilerinden yararlanarak moda, zevk ve trendin nasıl yayıldığını araştırdı.

Harvard uzmanları, biraz da "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar" sorusunu andıran araştırmalarında arkadaş çevresinin zevk ve alışkanlıklarımız üzerindeki etkisini sorguladı. Araştırma sonuçları, internet ve sosyal medyanın belli trendlerin hızla yayılmasında etkili olduğu yönündeki teoriyi de yalanladı. Arkadaş grupları ortak özellik ve beğenilere göre şekilleniyor. Kişi, doğal seleksiyonla kendisine yakın bulduğunu arkadaş çevresinde görmek istiyor.

'Çığ efekti'nin nedeni

Max Planck Enstitüsü uzmanı Krishna Gummadi ise sosyal medyada bir haberin birkaç dakika içinde binler, onbinler ve milyonlarca kez tweetlenmesinin sırrını araştırdı.

"En çok retweetlenenlerle en çok takipçisi olan kullanıcılar listesini karşılaştırdığınızda arada bir benzerlik bulamazsınız. Bir başka ifadeyle çok takipçi, tweetlerinizin ses getirmesini garanti etmiyor. Örneğin Britney Spears. Takipçisi çok. Ama bunların kaçı Britney'i retweetliyor. Diğer taraftan CNN çok daha az takipçisi olmasına rağmen çok yoğun şekilde retweetleniyor."


1 Mayıs 2011 tarihine ilişkin Twitter kayıtları, sosyal medyadaki çığ efektini daha somut şekilde ortaya koyuyor. Saatler 22:24'ü gösterirken, dönemin ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in bir asistanı ilk tweeti, "Bin Ladin elimizde" (We got Bin Laden) diye geçiyor. 8 dakika sonra onu bir CBS çalışanının tweeti izliyor: "Usame Bin Ladin öldürüldü." Ancak asıl patlama, bu iki tweetin bir New York Times muhabiri tarafından retweetlenmesiyle yaşanıyor. Haber, saniyede 5 bin tweetle tüm dünyaya yayılıyor.

Salgın alarmı

Facebook ve Twitter, uzmanlarca yalnızca sosyal başlıklı araştırmalara zemin sunmuyor. Hannover Üniversitesi'nden Dr. Kerstin Denecke, salgın hastalıklarla mücadelede sosyal medya kaynaklarından beslenen bir erken uyarı sistemi geliştirmiş. Dr. Denecke Deutschlandradio'ya şöyle konuşuyor: "Hastalanan, kendini kötü hisseden bunu tweetlerle duyuracak; bundan yararlanarak erken uyarı sistemimizle salgın hastalıkların kontrolünü sağlayabileceğiz."