nasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Ocak 2013 Salı

Büyük Ödüllü Matematik Sorusu





Bir matematik sorusu düşünün. Çözene verilen ödül son model bir mercedes otomobil. Buraya kadar olabilir gibi duran bu olayı bir Türk matematikçi vaadediyor desem işin ilginçliği bu noktada başlamış olur herhalde.

Bilgisayar teknolojisinin alt yapısı olan asal sayılar üzerine 16 yıldır çalışma yürüten Samsun 'lu 2 çocuk babası matematik öğretmeni Aydın Cerit bir haber sitesinde yayınladığı matematik sorusuna cevap verene son model bir mercedes araba vereceğini duyurdu. Çözememelerinden midir inanmamalarından mıdır bilinmez ilgi gösterilmeyince ödülü 1 ay ücretsiz yemek, emekli maaşı, 10 bin TL nakit para, dükkan, daire, yat ve 2012 model mercedes 'e çıkaran Cerit 'in sorusunun cevabına verileceği ödül artık bunların hiç birisi. Ödül artık 1.000.000 TL! Şimdi benim aklıma gelen soru emekli öğretmen olan birisi neye güvenerek bu kadar riskin altına girer ? Çözebilen olursa neler olur ? Öyle veya böyle sorularını çözebilenlerin olmadığı da gerçek.  


Sorunun çözümünde katrilyon çarpı katrilyon büyüklüğünde bir sayı ortaya çıkacağını belirten Aydın abinin açıklaması ise;

 “Çözen çıkmayacağını düşünüyorum. Çünkü buna benzer sorular da yapmış ve çözebilen çıkmamıştı. Çözmeye çalışanlar var. Takipçisi de giderek artıyor. Çözen çıkarsa taahhüdümü yerine getireceğim. Bu ödül şimdiye kadar verilmiş en büyük ödül. Sorum, matematik açısından sağlam ve pürüzü yok. Kendine göre bir hesaplama yöntemi yapabilenler soruyu çözebilirler.” 

Gelelim şu meşhur soruya. İşte soru;

(7+30 üssü n) dizisi veriliyor. Buna göre,

a) İlk 169 asal tam sayıdan kaç tanesi bu dizinin terimlerini tam böler?

b) Bu asallar hangileridir?

c) Bölen bu asalların dizinin diğer hangi terimlerini tam böldüğünü gösteren kuralları çıkarınız.

d) Dizinin ilk 11 terimini asal çarpanlarına ayırınız

e) 1789379615459′a tam bölünen dizinin terimi var mı, varsa bu sayıya tam bölünen dizinin baştan 2. teriminde ‘n’ kaçtır?

Çözebilen olursa beni de görün :) Ha unutmadan! Son gün 15 Şubat



22 Ağustos 2012 Çarşamba

Dünya'nın Geçmişi Aydınlanıyor


NASA, 2 hafta önce Mars'a yolladığı uzay aracı Curiosity'den sonra, buraya 2016 yılında yeni bir uzay aracı daha yollayacağını bildirdi.

NASA, altı tekerleği bulunan ve hareketli olmayan InSight adlı bu yeni uzay aracının iki yıl boyunca Gale kraterinde geçmiş döneme ait olası hayat izlerini araştıracağını belirtti. Eylül 2016'da Mars'a inmesi planlanan aracın, Mars'ın Dünya'dan neden bu kadar farklı bir şekilde evrimleştiğini anlamak amacıyla gezegenin derinliklerini kazacağı kaydedildi. InSight'ın ayrıca, Mars'ın kalbinin katı veya sıvı olup olmadığını ve "Kızıl Gezegen"in yüzeyinin neden Dünya gibi hareketli tektonik tabakalardan oluşmadığını saptamasının beklendiği kaydedildi.

NASA, Mars'ın içinin detaylı olarak öğrenilmesi ve Dünya ile karşılaştırılmasının, bilimadamlarının kayalık gezegenlerin nasıl şekillendiğini ve evrim geçirdiğini daha iyi anlamalarına yardımcı olacağını belirtti. Curiosity gibi Kaliforniya'da NASA'nın Jet Motorları Geliştirme Merkezi'nde tasarlanıp üretilecek olan InSight uzay aracının 2,5 milyar dolarlık Curiosity'den daha ucuza, 425 milyon dolara mal olacağı bildirildi.

Curiosity'nin dün ilk kimyasal deneyini yaptığı duyurulmuştu.


5 Ağustos 2012 Pazar

Dünyanın İkizi Gliese 581g 'yi Gördününüz Mü ?


'Gliese 581g', yüzde 92 benzerlik oranıyla canlı yaşamına en müsait gezegen.

2010'da keşfedilen ve dünyanın iki katı büyüklüğünde olan 'Gliese 581g' gezegeni ne çok sıcak ne çok soğuk olmasıyla, suyun varlığına dair elverişli koşullar taşımasıyla yeni yaşamlar oluşması için dünya benzeri gezegenler indeksinde birinci sırada yer alıyor. 

Gliese 667Cc gezegeni Dünya'nın 5 katı büyüklüğünde ve sıcaklık değerleri olarak dünyaya yakın. Gezegenin atmosferi olup olmadığı bilinmiyor. Listede 3'üncü sırada. 

HD85512b ve Gliese 581d dünya benzeri diğer gezegenler. Bu gezegenlerin atmosferi olup olmadığıyla ilgili yeni çalışmalar yaşanabilir ortam ihtimali için daha da aydınlatıcı bilgiler kazandıracak.
İşte dünyaya en çok benzeyen gezegen  'Gliese 581g'in özellikleri;

NASA'nın yaptığı son açıklama, bilim çevrelerinde evrende insanlar dışında varlıkların da yaşayabileceğinin kanıtı olarak yorumlandı. Heyecan yaratan açıklama, NASA'nın bundan 3 yıl önce yaptığı "yaşanabilir gezegen" açıklamasını hatırlattı. 

Gliese 581 isimli bu gezegen "Dünyanın ikizi" olarak da anılıyor. 
Kendi atmosferi, yerçekimi, atmosferi var. 
Dünya gibi o da kendi Güneş'inin etrafında dönüyor. Sadece Dünya'dan biraz soğuk. 
Güneş sistemi dışında "yaşamaya uygun olabilecek" ilk gezegen, Dünya'dan 20.5 ışık yılı uzakta. 
"Gliese 581", kitlesi Güneş'in ancak üçte biri kadar olan "kırmızı cüce" adlı yıldız türünden. 
Çok küçük kitleye sahip bu yıldızlar, yaşanabilir gezegen arayışında ilk bakılan noktaları oluşturuyor. 
Gliese 581 gezegeninin yarıçapı dünyadan 1.5 kat büyük; yüzeyi ise karalar ve denizlerle kaplı. 
Astronomlar, bu gezegenin, insanların yaşamasına elverişli şartlar taşıyabileceğini düşünüyor. 
"Harps" teleskopu ile keşfedilen "Gliese 581" yıldızının etrafında dolaşan gezegen, hem sıvı hem de katı yüzeye sahip ve yüzeydeki sıcaklığı da dünyadaki gibi.
Gezegen yüzeyindeki ortalama sıcaklık 0 ile 40 santigrad derece arasında değişiyor. Bu da yüzeyde sıvı halde su bulunabileceğini düşündürüyor. 
Astronomların hesaplamalarına göre, kitlesi dünyadan 5 kat fazla olan gezegendeki yerçekimi ise dünyadakinden 2.2 kat fazla. 
Gezegen, "Gliese 581" güneşinin etrafında 13 günde dönüyor. 
Gliese 581, kendi güneşinin yörüngesinde Dünya'nın Güneş'e uzaklığının 14'te biri mesafede seyrediyor. 
Gliese 581, yakın olduğu yıldızla gelgit yönünden bağlantılı. Yani, aynı adlı yıldız, aynen Ay'ın Dünya'da gelgit yaratması gibi Gliese 581'de gelgite neden oluyor. 
Gezegenin atmosferi, ısı dolaşımına izin verecek kadar sıcak. 
Atmosfer yoğunluğu, canlıların yaşamını etkileyen temel etmenlerden biri. 
Venüs'ün kendi çevresindeki dönüş hızı Dünya'nın 117'de biri kadar. Bu da hem gün ve gecelerin uzun olmasına neden oluyor hem de gün ve gece arası atmosferdeki ısı dağılımını azaltıyor. 
Gliese 581'in büyük kütlesi atmosferin yoğun olmasını sağlıyor.


Sabah

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Bu Fotoğraf Çok Nadir Bulunur

NASA’nın Mars’ıkeşfeden keşif robotu Oppurtunity, Kızıl Gezegen’in en nadir rastlanan manzaralarından birini çekti. Oppurtunity, 2 Temmuz günü Marst’taki üç bininci görev gününü doldurdu. 

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi’nin Jet İtiş Gücü Laboratuvarı, yayımladığı fotoğraf hakkında, “Mars’ta olmak için en iyi sebeplerden biri” yorumunu yaptı.

Mars’ın yüzeyinde geniş bir alanı gösteren fotoğraf, 817 kareden meydana getirilmiş. 21 Aralık 2011 ile 8 Mayıs 2012 tarihleri arasında çekilen karelerden oluşan fotoğrafta, keşif aracının bir kısmı ve etrafını saran alan görülüyor.

Endeavour Krateri’nin köşesinde yer alan Oppurtunity, bu fotoğrafla aynı zamanda dev kraterin en ayrıntılı görüntülerinden birini elde etti. 

MARS’TA 15 YIL 

NASA, Mars’taki keşif görevlerine 4 Temmuz 1997’de Pathfinder uzay aracıyla başlamıştı. Ocak 2004’ten bu yana Kızıl Gezegen’de bulunan Oppurtunity ise 2 Temmuz günü Mars’taki üç bininci gününü gördü.

NASA, Pathfinder’ın görevde olduğu yıllarda, Mars’ı Global Surveyor uydusuyla gözlemlemeye başlamıştı. Pathfinder’dan en son sinyal 27 Eylül 1997’de alınabilirken, Global Surveyor 2006’ya kadar görevini sürdürdü.

Sadece 90 günlük bir görev için tasarlanan Oppurtunity, üç bin günü geride bırakırken Kızıl Gezegen’de 15 yıldan bu yana devam eden görevlerin yüzeydeki tek temsilcisi konumunda.


9 Haziran 2012 Cumartesi

NASA Büyük Projesinden Vazgeçti


Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) elindeki en büyük iki bilimsel projeden biri olan, uzaya x-ışını teleskobu gönderme projesini rafa kaldırdı. 

NASA yetkilileri, kara delikler ve nötron yıldızlarını araştırmak üzere 2014 yılında uzaya bir x-ışını teleskobu gönderilmesini öngören projede ortaya çıkan ek masrafların kurumun bütçesini aştığı gerekçesiyle bu kararın alındığını duyurdu.

Kısaca GEMS adı verilen "Çekim ve Aşırı Manyetizma Küçük Kaşif Misyonu" projesi, evrendeki x-ışını kaynaklarındaki polarizasyonu sistematik olarak ölçmeyi amaçlayan ilk uzay görevi olması bakımından önem taşıyordu.

NASA Astrofizik Bölümü Direktörü Paul Hertz konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, daha önce yapılan hesaplamalarda GEMS'in enflasyona göre ayarlanmış maliyetinin, teleskobu uzaya fırlatacak roketin maliyeti hariç 119 milyon dolar olarak belirlendiğini anlattı.

Ancak hesaplamaların bağımsız olarak yeniden gözden geçirilmesinin ardından bu maliyetin yüzde 20 ila yüzde 30 oranında daha yüksek olacağının ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Hertz, araç için gerekli teknolojinin geliştirilmesinin beklenenden daha uzun sürmesinin projenin maliyetini artıran en önemli etken olduğunu kaydetti.

GEMS'in, dönen bir kara deliğin çekimi nedeniyle bozulmuş uzayın biçimi, yapısı ve nötron yıldızları etrafındaki manyetik alanlar üzerinde çalışmalar yapan bilim adamlarına gönderdiği verilerle yardımcı olması öngörülüyordu.

Nötron yıldızları, supernova olayı adı verilen, bazı belli tiplerdeki devasa yıldız patlamaları sırasında dev bir yıldızın kendi çekim gücünün etkisiyle içine doğru çökmesi sonucu ortaya çıkabilen yıldız kalıntıları olarak tanımlanıyor.

Bu gök cisimlerine, yapısının neredeyse tamamı elektrik yükü taşımayan, atomaltı parçacıkları olan nötronlardan oluşması nedeniyle nötron yıldızları adı veriliyor.

Hertz, GEMS'in çözümüne katkı sağlaması öngörülen bazı bilimsel soruların bir kısmına, aralarında, Büyük Okyanus'taki Kwajalein Atölü'ne yerleştirilmiş NuStar teleskobunun da bulunduğu mevcut gözlemevlerinin yardımcı olabileceğini belirtti.

GEMS'in devre dışı kalmasının ardından, evrenin ilk oluşumu evresindeki ortaya çıkan ilk galaksileri bulmak amacıyla tasarlanmış olan, halen yapım aşamasındaki James Webb Uzay Teleskobu, NASA'nın elinde kalan son en büyük bilimsel projeyi oluşturuyor.

Kızıl ötesi görüşüyle güçlendirilmiş dev bir teleskop olan James Webb Uzay Teleskobu, Samanyolu Galaksisini Güneş Sistemi'ne bağlayan gezegenler sistemini oluşturan yıldızları uzaydaki toz bulutlarının arasından gözlemleyecek.

Bütçesini milyarlarca dolar aşmasına ve inşa programının yıllarca gerisinde bulunmasına karşın 2018 yılında uzaya fırlatılması öngörülen James Webb Uzay Teleskobu, uzaydaki dev Hubble Teleskobu'nun yerini alacak.



Bitenekadar.com